Ekolojik gıda, kimyasal madde içermeyen tekstil, yapımında çocuk emeği kullanılmayan hediyelik eşyalar. Bunlar artık günlük hayatımızda sürekli görüp, aşina olduğumuz kavramlar. Kuruluşlar, şirketler ve hatta bireyler yaşadığımız dünyayı daha da yaşanabilir hale getirmek için üzerlerine düşen görevleri yapmaya çalışıyorlar.
Peki içinde bulunduğumuz internet sektöründe neler yapılabilir? Ben ve Selim uzun zamandır bu konuyu düşündük. Profesyonel olsun, özel olsun, hayatımızda önemli yer kaplayan internetin felsefesi nedir? Birey olarak veya kuruluş olarak ne gibi stratejiler izlemeliyiz ki interneti daha özgür, efektif ve faydalı bir şekilde kullanalım.?
Bu gibi soruların yanında, tekniğe ve internete gönül veren herkes gibi biz de Profesör Zihni Sinir’i tekrar edercesine kafamıza takılan, yapılabilirliliğini merak ettiğimiz web 2.0 projelerini de kattık burada kurduğumuz konsepte.
Sonuçta Hardcore Webstar çıktı. Selim veya lakabı ile ORION, işin programlama, kodlama kısmında usta. Daha önce İsveç’in önde gelen internet medya şirketlerinden Spray’de verdiği emekler var. Şu an ise IT dünyasında oldukça sık konuşulan Cloud Computing konusunda yeni atılım yapmış bir şirket olan Cloudo’da çalışmakta.
Bendenizi öbür, malum blogdan tanıyanlar olacaktır. 2000 yılında İsveç’in en gelecek vadeden gençlik komünite sitesi Funplanet AB adlı şirkette işe başladıktan bir süre sonra IT branşının girdiği kriz sonucu çok sevdiğim işimden ayrılmak zorunda kaldım. O tarihten beri araya bir de e ticaret eğitimi sıkıştırdıktan sonra irili ufaklı internet projelerinde bulundum. Şimdi Selim’le beraber HarcoreWebstar’ı atölyemiz olarak kullanarak kolları sıvadık.
Tabii ki ticari bir hedef var… Ancak bunun yanında ideolojik bir sorumluluk da mevcut. İnternet’in bize sunduğu özgürlüğün sınırları nereden geçiyor? Toplum hayatında eksikliğini hissettiğimiz tolerans ve açık fikirliliğin internette devamını nasıl sağlayabiliriz? Bunlar kafaları kurcalayan sorular.
Hele de hükümetlerin, devletlerin ve büyük şirketlerin bireylerin internetteki özgürlüklerini kısıtlamaya bu kadar istekli oldukları bir dönemde herkesin önüne çıkan soru işaretlerine karşı da alınması gereken tavrın propagandasını yapmak için böyle bir çalışma gerekiyordu.
Web 2.0, mobil internet, bloglar ve özellikle de wordpress, sosyal ağlar kendimizi kuvvetli hissettiğimiz bölümler. Ne gibi bir katkıda bulunabiliriz hep beraber göreceğiz. Daha önce Hardcore Webstar olarak emek verilen işleri referanslar sayfasında görebilirsiniz. Zannediyorum önümüzdeki birkaç ay içersinde bu referanslar çoğalacaktır. Çünkü tersanede hazırlanmış, bitmiş projeler var. Bunlar küçük rötuşları ve sonrasında da suya indirilmeyi bekliyor.
25 Şubat tarihinde, Digital Age dergisinde, Kaan Doren imzası ile The Pirate Bay aleyhine açılan davayı igilendiren bir yazıyla basın hayatına da bir adım atmış oluyoruz.
Gerek Digital Age’de, gerek Hardcore Webstar’da, gerekse de (kalbiniz yeterse) öbür blogda buluşmak üzere…
Haa bu arada Twitter’i unutmayalım, twitter.com/HardcoreWebstar


© 2010 Tüm Hakları Saklıdır.
Hayırlı olsun. Umarım istediğiniz gibi olur